İsmail Hakkı YORULMAZ

Komintern IV. Kongre Afişi

Tek Ülke, Tek Sınıf, Tek Parti !

Bu ilkeyi sakın ola Erdoğan’ın tekleri ile karıştırmayalım. Biz çok daha eski, tarihsel geçmişi olan bir ilkeden söz ediyoruz. Komintern geleneğinin bugüne yansımasıdır bu ilke. İki şekilde açıklanabilir. İlk anlamı, o dönemde Komintern’in karar ve girişimleri sonucunda tüm dünya ülkelerinde Komintern üyesi tek bir komünist partisi kuruluşudur. Bu parti o ülkede Komintern’in, daha sonraki yıllarda ise SBKP’nin tek muhatabı idi.

Barış güvercini

Barış İçin Savaşımın Sınıfsal Yanı

Komünistler toplumdaki uzlaşmaz (antagonist) çelişkinin ancak toplumsal ve siyasal bir devrimle çözüleceğini söylerler. İşçi sınıfının iktidarı kurulmadan, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyete son verilmeden hiç bir toplumsal sorunun köklü ve kalıcı olarak çözülmeyeceğini bilirler. Komünistler, bu doğruyu savunurlar ve o amaca varmak için örgütlenirler, mücadele ederler, fakat komünistler kapitalist toplumda küçük bir azınlığı ifade ederler.

Julius Fučík (23 Şubat 1903, Prag - 8 Eylül 1943, Berlin), Çek komünist gazeteci.

“Katkımı Nasıl Artırabilirim ?“

Başlıkta kullandığımız bu soruyu her komünistin kendisine günde en az bir kez sorduğuna eminiz. Bizim üzerinde durmak istediğimiz asıl konu bu soruya verdiğimiz yanıttır. Bu soruyu kendine soran her yoldaşımız, sadece TKP’nin politikalarını savunmanın yeterli olmadığı, aynı zamanda partiyi ve politikalarını savunurken, günlük pratik çalışmada nasıl bir verimlilik elde ettiğini soran yoldaşlarımızdır.

Ankara Katliamı ve Sınıf Mücadelesi

Sınıf mücadelesi uzlaşmaz bir çelişki üzerine kurulmuştur. Emek-sermaye çelişkisi. İşçi sınıfının, yani proletaryanın, sınıf mücadelesinde zor kullanımı kendi tercihi değildir. Sermaye sınıfı, yani burjuvazi zor kullanarak zoru dayatır. Burjuvazi, işçi sınıfından, halktan gasp ettiği, haksız olarak üzerine oturduğu değerleri, yani servetinin kaynağını her ne pahasına olursa olsun korumaya, savunmaya yeminlidir. Bu savunmayı yapmak için de kendi iktidarını korumaya ihtiyacı vardır.

Sadece İdeolojik ve Politik Bulanıklık mı?

Hepimizin takip ettiği gibi, SİP “TKP” 2014 yılında bir bölünme yaşadı. “TKP” adını muhafaza etmek için o tüzel kişiliği bir kayyum heyetine teslim ettiler ve 1,5 yıl sonra bu ismi, ayrışan gruplardan hangisinin kullanabileceğine dair karar aldılar. Söz konusu 1,5 yıl Aralık 2015’de doluyor.

Erdoğan Baltayı Taşa Vurdu

T.C. Devleti ile HDP Heyeti, 28 Şubat 2015’de Dolmabahçe Sarayında bir araya geliyor, Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın deyimi ile “tarihsel” bir açıklama yapılıyor. Açıklamayı yapan HDP İmralı Heyeti, ev sahipliği yapıp onay veren de Devlet Heyeti.

Yaklaşan Seçimler ve Parti Çalışmaları

Partimiz, 2015 genel milletvekili seçimlerinde HDP adaylarını desteklemeyi karar altına aldı. Desteklemek demek, seçim çalışmalarına aktif katılmak anlamına gelir. HDK ve HDP çalışmalarına yerel ve merkezi anlamda aktif katılan yoldaşlarımız için çok olağanüstü bir görev anlamına gelmiyor. Bu yoldaşlarımız görevlerini eksiksiz ve disiplinli bir şekilde, diğer dost bileşenlere örnek olacak şekilde sürdürmeye devam edecekler.

Onbeşler, Mustafa Suphi ve Yoldaşları

“Kazıdık Onbeş’lerin Adını Kanlı Kızıl Bir Mermere,Bir Aynadır Gözlerimiz, Onbeşlerin Resmini Görmek İsteyenlere!”

Onbeşler cinayeti Osmanlı sonrası daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturacak unsurların ilk siyasi cinayetidir. Bu tespit tarih bilgisi hatırlatmak için yapılmış bir tespit değildir. Bunun karşısında şu soruyu sormak gerekir; Mustafa Suphi ve yoldaşları katledilmeseydi Türkiye nasıl bir Türkiye olurdu ? Türkiye Komünist Partisi’nin kurucuları, Genel Başkanı, Genel Sekreteri ve Merkez Komite üyelerinin katli, bir iki generalin icraatına indirgenecek nitelikte değildir.