Yılmaz GÖÇMEN

1 Mayıs İşçi ve Emekçilerin Mücadele ve Dayanışma Günü

Haydi 1 Mayıs’a

Ülkemiz işçi sınıfı bu yıl uluslararası birlik dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs'a tekelci sermayenin ve onu temsil eden devletin yoğun saldırı ve sömürün doruk noktaya ulaştığı koşullarda giriyor.  COVİD-19 salgınının insanlığı tehdit ettiği bu günlerde işçi sınıfı ve emekçiler adeta ölüme terk edilen dayatmalarla kapitalist mülkiyet ilişkilerinin kurbanları haline getiriliyor.

Açık Olan Bir Şey Var Ki; İşçi Sınıfının Devrimcisi Partisi Olmak Kolay Değil!

Ülkemiz ve dünyada 12 Eylül ve “globalizm” pratik-ideolojik bombardımanıyla sosyalizme yönelik doğrudan savaş sunucu oluşan deformasyon ve yanılgıları, sol içsel tartışmaları koşullardan etkilenmeden, bağımsız-sınıfın bilimi ışığında tartışabilme olanaklarını yaratamadı.

Ülke Gerçekliği İçinde Toplumsal Dinamikleri Kavramak...

Ülkemiz devrimci işçi hareketi başladığı tarihlerden günümüze önemli deneyimler biriktiriyor. Osmanlı’dan cumhuriyete geçişle de, mülkiyet ilişkilerinin kapitalist biçimi otoriter yapısını sürdürdü. Bunun nedeni kapitalizmin bağımlı ve işbirlikçi gelişmesi ve burjuva demokratik dönüşümlerin oluşamaması yanında, emek güçlerinin örgütlülüğüyle de ilgiliydi.

Hapis, Kan, Ateş... ONBEŞLER’in Mücadelesini Durduramaz!

Sınıf savaşı çetindir… Tarihsel süreçlerin emek sermaye mücadelesiyle biçim aldığı dönemlerinde komünistler hep düşmandı;  katledildiler, işkenceden geçirildiler, sürgün yaşadılar. Tarih bizleri böyle andı. Ama boyun eğmeyenler olarak en saygın yerinde bayraklaştırarak.