Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 25 Temmuz 2016 Tarihli Çağrısı

DARBELERİ VE DİKTATÖRLÜĞÜ DURDURMAK İÇİN DEMOKRASİ MECLİSLERİ KURALIM !

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin Amerikancı-NATO’cu niteliği ortaya çıkmıştır. AKP-Saray Rejimi Amerikancı nitelemesini kullanmak yerine FETÖ’cü kavramını kullanmayı yeğlemektedir. Özünde kast ettikleri ABD’dir. ABD’yi ise bu konuda sıkıştırmak için Fethullah Gülen’in iadesini ısrarla gündem yapıyorlar.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi Sekreterliğinden

Zorunlu Bir Açıklama ve Uyarı

 Darbe girişiminin üzerinden günler geçmeye başladıkça, darbenin niteliği ve gerçek saikleri yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Türkiye Komünist Partisi, sorumluluğu ve niteliği gereği, acele yorum yapma alışkanlığı ile magazinsel veya kalıpsal yorumlardan başka hiç bir içeriği olmayan açıklamalar kervanına katılamaz ve katılmamıştır da.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 16 Temmuz 2016 Tarihli Açıklaması

Çözüm Darbelerde Değil Devrimci Ayaklanmadadır !

Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde olağanüstü bir gün yaşamıştır. “Yurtta Sulh Konseyi” imzasıyla yayınlanan bildiride özellikle Cumhurbaşkanı ve Hükümet Yetkililerinin “gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içerisinde oldukları” tespiti yapılmış, hedefe konulan kurum ve kişiler yolsuzluk, hırsızlık ile suçlanmış, hukukun ayaklar altına alındığı, kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığı, ülkenin içeride ve dışarıda itibarının yok edildiği, din, mezhep ve etnik çatışmaların kızıştırıldığı tespit edilmiş,

Türkiye Komünist Partisi Merkez Organı ATILIM

Gündeme Müdahale Yeteneği

Türkiye Komünist Partisi, likidasyon sürecini aştıktan sonra zorlu bir kadro çalışması ile gücü ve olanakları çerçevesinde ülkede toplumsal yaşamın mümkün olan her alanında, farklı biçimlerde, çalışmalarını örgütlü olarak yürütme yoluna girmişti. Bugün gelinen noktada tüm bu çalışmalar etkili olmaya başlamıştır.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 7 Haziran 2016 Tarihli Açıklaması

Gün, Devrimci Alternatifi Oluşturma Günüdür !

AKP-SARAY Rejiminin miadı dolmuştur. Bütün dış ve iç politika yönelimleri, söylemleri bunun işaretleridir. 2013 Haziran Gezi Direnişi bu sürecin dışa vurmasının başlangıcı olmuştur. Rejim, o tarihten itibaren uzatmaları oynamaktadır.

Dış Politikanın Rejim Krizine Etkisi Ve Görevlerimiz

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi 6 Mayıs 2016 tarihli açıklamasında şu önemli tespiti yapmıştı: “Devlet güçleri bir araya gelmiştir ve tek vücut olarak davranmaktadır. Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadelesi de devletin bu stratejisi karşısında yeni bir aşamaya yükselmiştir. KÖH teknolojik ve stratejik olarak politik anlamda yeni nitelikte bir sürece yönelmek zorundadır. Bu da AKP ve Saray rejiminin yıkılmasıdır.

Komünistler ve Mücadelenin Kıstasları

Komünistler hakkında karşı propaganda yapanlar en çok üç noktaya vurgu yaparlar. Birincisi; “Servet düşmanı”, İkincisi; “Terörist”, Üçüncüsü; “Totaliter devletten yana”. Bu yakıştırmalar sadece karşı propaganda amaçlıdır. Tersten ifade biçimi ile, gerçekleri “bardağın boş kalan kısmı” temelinde, kendi bakış açıları ile açıklayarak, yoksul emekçi ve sömürülen işçileri kendi görüşleri ile etkilemeye çalışırlar.

Alman Komünist Partisi - DKP

Alman Komünist Partisi - DKP’nin ACİL PROGRAMI

Alman Komünist Partisi (DKP) Merkez Komitesi’nin 23 – 24 Nisan 2016 tarihlerinde Hannover’de yapılan 3. Plenum’unda kabul edilmiştir.

Barış, iş, eğitim ve ödenebilir konut hakkımız için birlikte mücadeleye!

Sosyal kıyım politikalarını ve demokratik hakların budanmasını durdurun!

Türkiye Komünist Partisi Merkez Organı ATILIM

GENÇLİK

Komünist partilerinde bir gelenek vardır. Gençlik örgütlenmesini partinin yedek gücü (rezervi) olarak nitelerler. Yani, gelecekte partinin militanları, kadroları, yönetici adayları.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 6 Mayıs 2016 Tarihli Açıklaması

AKP Rejimine ve Saray’a Karşı Birlik Neden Çok Önemli ?

Partimiz henüz 2011 Genel Seçimleri’nin ön gününde ülkede bir rejim krizinin gündeme geleceğini değerlendirmişti. Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın “icraat” sürecini üç döneme ayırıp, seçim propagandalarında “ustalık dönemine” vurgu yapmasını gelişecek olan bir rejim krizinin ayak sesleri olarak nitelendirmişti.