Ankara Katliamı ve Sınıf Mücadelesi

Sınıf mücadelesi uzlaşmaz bir çelişki üzerine kurulmuştur. Emek-sermaye çelişkisi. İşçi sınıfının, yani proletaryanın, sınıf mücadelesinde zor kullanımı kendi tercihi değildir. Sermaye sınıfı, yani burjuvazi zor kullanarak zoru dayatır. Burjuvazi, işçi sınıfından, halktan gasp ettiği, haksız olarak üzerine oturduğu değerleri, yani servetinin kaynağını her ne pahasına olursa olsun korumaya, savunmaya yeminlidir. Bu savunmayı yapmak için de kendi iktidarını korumaya ihtiyacı vardır.

V. İ. Lenin

“Nereden Başlamalı?”dan

Lenin bu makaleyi 1901 Mayıs’ında kaleme almış ve Iskra gazetesinin 4.sayısında yine Mayıs 1901’de yayınlanmıştır. Lenin’in “Örgütlenme Üzerine” yoğunlaştığı üç makaleden ilkini oluşturan bu yazı, daha sonra kaleme alacağı “Ne Yapmalı ?” eserinin de hazırlığı niteliğindedir. Dönemin nitelemesine ilişkin makalede geçen “Sosyal Demokrat” nitelemesini II.Enternasyonal Dönemi olduğu gerçeğinden yola çıkarak bugün için “Komünistler” olarak anlamak gerekiyor. 

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi Üyesi Kadri Erol (Kemal Tayfun Benol)  Yoldaş
Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 11 Ekim 2015 Tarihli Açıklaması

TKP MK Üyesi Kadri Erol Yoldaş (Kemal Tayfun Benol) Ankara’da Katledildi

Türkiye Komünist Partisi, Merkez Komitesi üyesi Kadri Erol yoldaşı 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen Ankara Katliamında yitirdiğini kamuoyuna duyurur. Tüm yoldaşlarının, arkadaşlarının, ailesinin ve dostlarının acılarını paylaşıyoruz.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 10 Ekim 2015 Tarihli Açıklaması

KATİL İKTİDAR !

Türkiye Komünist Partisi öncelikle 10 Ekim Ankara katliamında can veren tüm ilerici, yurtsever, demokrat, devrimci, sosyalist ve komünistlerin ailelerine, yakın akrabalarına, arkadaşlarına, yoldaşlarına ve örgütlerine baş sağlığı diler.

Yüzden fazla ölü, beşyüzden fazla yaralının olduğu bu katliam Türkiye ve Kürdistan’ın tüm barış, demokrasi, emek, özgürlük ve sosyalizm güçlerine yönelikltir.

TKP MErkez Komitesi Organı ATILIM

Karmaşık Bir Süreç, Net Görev

Türkiye siyasi anlamda hareketli ve bir o kadar da karmaşık günler geçiriyor. Türkiye’nin göbekten bağımlı olduğu emperyalist merkezler, kendilerinin bölge ve dünyadaki yeniden paylaşım ve “düzenleme” stratejileri temelinde, Türkiye’yi de yeniden formatlama ihtiyacı duydular.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 1 Eylül 2015 Tarihli Bildirisi

Türkiye Komünist Partisi’nin 95. Kuruluş Yıldönümü İşçi Sınıfımıza, Emekçi Halklarımıza Kutlu Olsun !

Yoldaşlar, Arkadaşlar, İşçi Sınıfımız, Dostlarımız, Halklarımız.

Türkiye Komünist Partisi - TKP, 10 Eylül 1920 tarihinde, Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin etkileri ve Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ateşleri içinde doğdu. TKP, Türkiye’nin en eski, en deneyimli ve en genç partisidir.

V. İ. Lenin

BARIŞ SORUNU

V.İ. LENİN

Sosyalistler için acil (immediate) bir eylem programı olarak barış sorunu ve onunla ilişkili olarak barış koşulları sorunu, evrensel bir ilgi görüyor. Sorunu, alışılagelen küçük-burjuva ulusal görüş açısından değil, ama gerçekten proleterce ve enternasyonalist açıdan ortaya koyma çabalarından ötürü Berner Tagwacht'a şükran borçluyuz. n° 73'te ("Friedenssehnsucht"), barış özlemi olan Alman sosyal-demokratların, junker hükümetinin siyasetiyle ilişkiyi kesmelerine (sich lossagen) ait başyazı notu mükemmeldi.

Yoldaşlar ! Partimizin 95. Yaşı Kutlu Olsun…

Partimizin 95. doğum gününde sizinle bazı konuları paylaşmak istiyoruz. Partimiz, tüm likidasyon girişimlerine karşı gerçekten yaşıyor ve savaşıyor. Bu duruma gelmeyi sağlamak kolay olmadı. Biraz acı olacak ama bazı gerçekleri hatırlamamız gerekiyor. Bunu yapmazsak ve kimi yaşanmışlıkları olmamış sayarsak, bastırırsak, onlardan gerekli sonuçları çıkaramayız.

ATILIM

Burjuvazinin “Demokrasisi”

20 Temmuz Suruç Katliamı aslında Türkiye burjuvazisinin, egemen sınıfların 7 Haziran seçimleri öncesi planlayıp uygulamaya sokamadığı senaryo için yeni bir girişimdi. Hafızalarımızı zorlarsak, egemen sınıflar, AKP iktidarı eliyle HDP’nin barajı aşamaması için farklı biçimlerde provokasyonlar düzenlediler.

Kriz ve Çıkış Yolu

Türkiye’nin politik gündemini bir yandan “koalisyon mu, erken seçim mi?” tartışması, diğer yandan iktidarın saldırısı sonucunda oluşan çatışma ortamı belirliyor. Egemen sınıflar, işbirlikçi tekelci burjuvazi AKP’den desteğini çekmiş değil. AKP-CHP Koalisyonu tarzında bir yöntem ile kendileri açısından ekonomik ve siyasi “istikrar” sağlamayı zorluyorlar. Erdoğan ve çevresindekiler ise erken seçimle kendileri açısından raydan çıkan treni tekrar raya oturtma planları yapıyor.