Ağustos 2015

ATILIM

Burjuvazinin “Demokrasisi”

20 Temmuz Suruç Katliamı aslında Türkiye burjuvazisinin, egemen sınıfların 7 Haziran seçimleri öncesi planlayıp uygulamaya sokamadığı senaryo için yeni bir girişimdi. Hafızalarımızı zorlarsak, egemen sınıflar, AKP iktidarı eliyle HDP’nin barajı aşamaması için farklı biçimlerde provokasyonlar düzenlediler.

Kriz ve Çıkış Yolu

Türkiye’nin politik gündemini bir yandan “koalisyon mu, erken seçim mi?” tartışması, diğer yandan iktidarın saldırısı sonucunda oluşan çatışma ortamı belirliyor. Egemen sınıflar, işbirlikçi tekelci burjuvazi AKP’den desteğini çekmiş değil. AKP-CHP Koalisyonu tarzında bir yöntem ile kendileri açısından ekonomik ve siyasi “istikrar” sağlamayı zorluyorlar. Erdoğan ve çevresindekiler ise erken seçimle kendileri açısından raydan çıkan treni tekrar raya oturtma planları yapıyor.

Sadece İdeolojik ve Politik Bulanıklık mı?

Hepimizin takip ettiği gibi, SİP “TKP” 2014 yılında bir bölünme yaşadı. “TKP” adını muhafaza etmek için o tüzel kişiliği bir kayyum heyetine teslim ettiler ve 1,5 yıl sonra bu ismi, ayrışan gruplardan hangisinin kullanabileceğine dair karar aldılar. Söz konusu 1,5 yıl Aralık 2015’de doluyor.

Lenin silueti

"BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ” ‘NİN ÖNEMİ ÜZERİNE *

Menşevikler Parti'yi açıkça İkinci Kongre'nin vardığı yerden geriye, eski örgütsel dağınıklığa, teşkilatın eski amatörce metodlarına ve dar görüşlülüğüne çekmeye çalışıyorlardı.

Menşeviklere şiddetli bir cevap vermek gerekiyordu.

Bu cevabı, Mayıs 1904'de yayınlanan Bir Adım İleri, İki Adım Geri adlı ünlü kitabında, Lenin verdi.